Bazen bir şey olacaksa, zamanı geldiyse, bir anda kendiliğinden, arka arkaya oluyor yapılması gerekenler… Aynen bu yemek takımında olduğu gibi.
Öncelikle almam gereken bir yemek takımı vardı, ancak o istediğim estetik-kalite ve fiyat üçlüsünü optimumda yakalayabileceğim ürünü hiçbir yerde bulamamıştım.
En son 2. el mobilyalara göz gezdirmeye başlamıştım ki LetGo’da satışa sunulan bu çok eski takım gözüme ilişti. Aslında çarpıcı hiçbir yanı yoktu, hatta ilk başta “fazla macera olur” hissi bile vermişti. Ancak anlattığım gibi, artık bu takımın dönüşme zamanı gelmiş, ve ben tüm satınalma işlemlerini tamamlayıp eve getirmiştim. Arka balkonum eski eşyalarla, kimine göre hurdalarla dolup taşmıştı. Başıma iş almıştım. Ama ilanda gördüğüm ilk andan itibaren bu takımın son halini hayal edebiliyordum.
Takımın geldiği ilk günkü hali resimlerde görüldüğü gibi pek iç açıcı değildi. Masa ve diğer parçalar kahverengi yağlı boya ile boyanmış, bu boyalar pul pul dökülmeye başlamıştı. Masa yüzeyi orjinalinde parlak, eskilerin formika diye adlandırdıkları akrilik bir malzemeydi. Boyanın altında kalan ayaklar ise masif ahşaptı. Ağaçişleri End. Yük. Müh. olarak yıllarca fabrikalarda , mobilyaların hammadeden son ürüne dönüşüm süreçlerinde bulunmuştum. Fabrikaya gelen bir tomruğun kurutma fırınlarında kurutulmasından başlayıp son kullanıcıya kadar geçen sürecin her detay ve aşamasında vardım. Gel gör ki, eski, dökülmüş bir mobilyayı istediğim renge dönüştürmek için izleyeceğim yoldan pek emin değildim. Bu sıralardaki araştırmalarım sırasında Instagram’da Dekotrend sayfasının sahibi Tacihan Yongacı Hanım’a denk geldim. Kullanılacak boya bilgisi ve uygulama videoları ile bana çok yardımcı oldu. Bu vesile ile tekrar teşekkürlerimi iletiyorum kendisine.
Bu noktadan sonra artık “Dönüşünce” ruhu devreye girdi ve hemen bir plan, program yaptım. Hedefe ulaşmak için yapılması gerekenleri listeledim ve derin bir nefes alarak masa ile başladım işlemlere….
Masayı üzerinde çalışmak için içeriye aldım. Detaylı temizlemem gerekiyordu. Öncelikle tozunu aldım. Sonra sirkeli su ile tüm yüzeyleri ve detayları sildim, temizledim. Rölyef Pasta’yı su ile incelterek macun kıvamına getirdim ve masanın üzerine uyguladım. Yüzeye sürülen Rölyef Pasta üzerine “Budak Aleti” ile ahşap doku yapmaya başladım. Ahşap desende bütünlük olması için, masanın bir ucundan diğer ucuna doğru tek bir seferde, el kaldırmadan budağı çekmeye dikkat ettim. Budak işlemi masanın tüm cumbalarına yapıldı. Daha sonra masayı kurumaya bıraktım. Yaklaşık 2 gün budakların iyice sertleşmesini bekledim. Budaklar iyice kuruduktan sonra ince zımpara ile tüm yüzeyi zımparaladım. Yüzeyde kadifemsi bir doku oluşturana kadar işleme devam ettim. Sonra Cadence Multisurface Dantel rengi boya ile masanın her yerini, yüzeyde hiç siyahlık kalmayıncaya kadar 2-3 kat boyadım. Katlar arasında 1 gün kuruma süresi olarak bıraktım. Daha sonra Cadence Eskitme Kremi- Espresso, Cadence Glazing Medium ile incelterek eskitme işlemine başladım. Rengin denemesini daha az görünen yüzeylerde yapmak istediğimden öncelikle ayaklara ve yan kenarlara eskitme yaptım. Daha sonra tüm yüzeye eskitme işlemini yapmaya devam ettim. Cadence Eskitme Kremi ile eskitme işlemi bittikten sonra ince Cadence Wash Effect-Fransız Keteni ile tekrar eskitme uygulaması yaptım. Bu uygulama bir nevi espressonun kızıl halini daha soft bir renge çevirmek içindi. Ayak uçlarına bulaşan boyaları ince zımpara ile temizledim. Ayaklardaki pirinç profil detayları ortaya çıkardım.
Masanın kuruma işlemi aralarında sandalyeler üzerinde çalıştım. Her bir sandalye iskeletini sirkeli su ile iyice temizledim, dezenfekte ettim. Sonra sırası ile masada uyguladığım işlem adımlarını uyguladım. İlk başta planım tüm sandalyeleri ahşap rengine boyamaktı. Bu sebeple önce dantel rengine boyadım. Ancak istediğim havayı tam olarak sağlayamayacağımı düşündüğümden siyah renge dönmeye karar verdim. Sandalyeleri Cadence Multisurface ile Siyah renge boyadım. Döşeme kumaşı olarak, daha önce English Home’dan pike olarak aldığım örtü geldi aklıma. En yönünde 4 eşit parçaya böldüm. Parçalardan birini ayırdım. Kalan 3 parçayı tekrar ortadan 2’ye böldüm ve başladım sandalye minderlerini kaplamaya. Bu arada sandalye minderlerinin altından çok özel bir detay çıktı. Ahşap çerçeve içine yerleştirilmiş yay sistemi üzerine 2-3 kat çuval bezinden destek, onun üzerine de incecik bir süngerden başka birşey bulunmuyordu. Bu sünger oturduğunuz zaman esneyerek yumuşak, rahat bir oturum sağlıyordu.
Yavaş yavaş masa takımım şekillenmeye başlamıştı. Bir tarafdan boyuyor bir tarafdan da son haline gelene kadar her defasında detayları kontrol ediyordum.
Masa – sandalye boyaması devam ederken eş zamanlı onların kuruma-bekleme zamanlarında konsolun işlemlerine devam ediyordum. Yine öncelikle temizledim. Sirkeli su ile dezenfekte ettim. Boya aşamasına hazır hale getirdim. Temizlik sonrası yüzeyinde bulunan tüm boyaları kazıdım. Çünkü orijinal hali üzerine yapılan yağlı boyada çatlamalar olmuş, çoktan dökülmeye başlamışlardı. Yukarıda masa için sıraladığım tüm işlemleri konsolda da uyguladım. Önce Rölyef Pasta sürüp, budak çektim. Sonra dantel rengi ile boyayıp, önce Espresso, sonra Fransız Keteni renkleriyle eskitme yaptım. Boyama işlemini tamamlandıktan sonra özel sipariş ettiğim kulpları taktım. Bar kısmının cam kapaklarında ve iç kısmında bulunan pirinç detayları parlattım. İç taraftaki döner tabla için özel ayna kestirdim. Sona bir adım daha yaklaşmıştım.
Sonunda, her bir detayında hikayesi olan, satınalma sürecinden son ana gelinceye kadar üzerinde anı biriktirilen, tam istediğim gibi bir takım çıktı ortaya. Dekoratif objeler de eklenince muhteşem dönüşüm tamamlandı.
Toplamda 20 gün, çoğunlukla hafta sonları, gece 3-4 lere kadar süren sıkı bir çalışma oldu.. Satınaldığımda o kadar çok dökülüyordu ki, bu dönüşüm bana, üzerime aldığım büyük bir işin altından kalkmanın tatlı bir gururunu yaşattı. Bunun yanında birçok güzel çalışmanın paylaşıldığı fenomen bir hesap olan Dekotrend’de rekor beğeni toplaması, üzerine birbirinden güzel yorumlar yapılması ve zaman zaman da benim boyadığıma inanılmaması ayrı bir mutluluk verdi.

















































elinize sağlık çok güzel görünüyor?merak ettiğim espresso eskitme kremi ile eskitme yaparken glazingle açtınız değil mi (3/1 oranında tavsiye ediyorlar genelde ama) ve bu kadar açık renk elde etmek için çok fazla mı silme yaptınız?
Merhaba,
Öncelikle mesajınız için teşekkür ediyorum.
Espresso ve Fransız Keteninde de uygulama öncesi glazing medium kullandım.
Açık renk için belirleyici olan espresso eskitmenin kat sayısı bana göre kendi yaptığım uygulama için kısacık şu bilgiyi verebilirim size: 1 tatlı kaşığı Espresso Eskitme Kremi’ne 1 çay kaşığı kadar glazing ekleyip karıştırdıktan sonra nemli sünger üzerine aldım.
Nacizane püf noktası bu olabilir… Boyanacak objenin en uç kısmından diğer ucuna tek seferde, elinizi hiç kaldırmadan sürmek şeklinde uygulama yapmanız ve bunu objenin tüm yüzeyi tamamlanana kadar her defasında bir yanına sonra onun yanına şeklinde ilerletmeniz. Bu şekilde tüm yüzey boyandıktan sonra kuruması için 2 saat bekleyin. Sonra aynı şekilde 2.katı sürün. Bu masada 2 kat Espresso eskitme yapıldı. Sonra Fransız Keteni uygulandı. Daha koyu bir ton isterseniz 3 kat…onun koyusu için 4 kat Espresso uygulamasını önerebilirim. Belirleyici olan Espresso. Fransız Keteni Espresso’nun kızıllığını alıyor sadece…Umarım açıklayabiĺmişimdir.
İyi günler dileği ile…
Merhaba hangi boyaları nasıl kullandınız yardımcı olursanız cok sevinirim bende konsolumu boyamak istiyorumda
Tek kelimeyle harika✨ Iyilesmek uzere bekleyen mobilyalara adeta cerrahi operasyon uyguluyor, onlari sagliklarina kavusturuyorsunuz; siz bir mobilya doktoru olmalisiniz. Hem zanaat hem sanat ic ice yaptiklarinizda; tebrik ederim?
Ne tatlı bir mesaj bu 🙂
Çok teşekkür ediyorum nazik geri bildiriminiz için…Sevgiler Hilal