Ahşap Kapıların İhtişamı

Esra ve Marcus’un 2010 yılında Beyoğlu, Çukurcuma’da renove ettikleri tarihi apartman dairesinin dönüşüm hikayesi, eski ahşap kapıların ihtişamını gözler önüne sermiş. Dairenin geneline yapılan restorasyon işlemleriyle uyum içinde temizlenen ve boyanan kapılar, 100 yılın getirdiği yıpranmışlıktan çıkıp evin en heybetli karakterleri ve etkileyici dokuları olarak ön plana çıkmış.

İlk gördüğümde.. ah mazi… o yaşanmışlıklar…neler görüp geçirdi kim bilir bu kapılar dedim içimden… Ahşap dokunun güzelliği, yapıp bitiren ustasının verdiği emek, kendi ruhundan kattığı dokunuşlar, parçaları yaparken düşündükleri, hissettikleri.. Kapılar takıldığında gözlerinde beliren gülümseme, emeğiyle duyduğu gurur.. Kapıların şahit olduğu yaşantılar, binbir ev durumları, üzüntüler, mutluluklar, heyecanlar, keyifler..

Bu ahşap kapılara mühendis gözüyle baktığımda onları restore etmenin ve korumanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi görüyorum. Bugünlerde yapı marketlerden alınan alternatif kapıları düşünün.. türlü ekonomik kaygılarla seri olarak üretilmiş, on binler hatta yüzbinlerden biri…Kullanılan her detayın maddi olarak milimetrik hesabı var, harcanacak emeğin zamanla yarışı, planlaması var… Maalesef özgün hiçbir tarafı yok, çünkü olması için zaman yok… Hemen üretilmeli hemen satılmalı ki, hemen tüketilsin, yerine yenisi yenisi daha hızlı, daha az maliyetli yeniden yeniden üretilsin. Bu döngüyü düşününce nasıl kimlik bulsun, nasıl kendine has olsun, nasıl özel olsun ki üretilenler? Oysa bu hikayede karşımızda duran ahşap kapıların konstrüksiyonu, o masif parçaların bir araya getirilişi, birleşim detayları, kilit ve menteşeleri şimdi artık bulunmayan özellikler. Hatta iki kapı kanadını birbirine birleştiren sürgü-kilit sisteminin bir eşi daha var mı merak ediyorum. 

Evinizi ya da eşyalarınızı yenilerken, ahşap unsurları atıp yenisiyle değiştirmeden önce tekrar düşünün lütfen. Ahşap ustalarının soyunun tükendiği, el emeğinin parmakla gösterildiği modern zamanlarda yaşam alanlarımıza değer katmak sizin elinizde. Yapı malzemelerinin ve mobilyaların seri üretimle, artan bir hızda tektipleştirildiği düşünülürse, farklı düşünerek, emek vererek ve dönüştürme gücünüzü kullanarak özgün mekanlar yaratabilirsiniz. Eski, modası geçmiş, çöpe atalım dediğiniz eşyaların ya da yapıların dönüşme potansiyeli var mı, bunu değerlendirin. İlk gün ki güzelliklerini hayal edin, ne kadar emek verildiğini, şimdilerde az rastlanır değerleri barındırdığını görün. Sizin neler katabileceğinizi düşünün.. ruhunuzla, emeğinizle, enerjinizle..

Peki değer mi? Kesinlikle değer!